12 Mart 2014 Çarşamba

BİR PORSİYON EGZERSİZ


Tüm dünyada obezitenin bir epidemi şeklinde arttığı ve artmaya devam ettiği raporlanmakta, fiziksel aktivite ve egzersizin obezite ve obezite ile ilgili diğer sağlık sorunlarının önlenmesindeki rolünün önemi vurgulanmaktadır. Düzenli fiziksel aktivite, sadece enerji dengesinin düzenlenmesinde değil, obezite ile gelişen sağlık risklerinin ve bu risklere bağlı ölüm hızının azaltılmasında da önemli bir role sahiptir .

Egzersiz tedavisinin ağırlık kaybını sağlamadaki etkisi halen tartışmalı olsa da, fiziksel aktivitenin yağ dokusu ve karın bölgesindeki yağlanmayı azalttığı, diyet yapıldığında görülebilen kas kütle kayıplarını önlediği kesin olarak kabul edilmektedir. Egzersiz tedavisi ile bireylerin tıbbi beslenme tedavisini destekleyici nitelikte zayıflamaları ve tekrar ağırlık kazanımlarının önlenmesi sağlanmaktadır.

Amerikan Spor Hekimliği Kolejinin (American College of Sports Medicine-ACSM) önerisi tüm yetişkinlerin her gün ortalama en az 30 dakika orta şiddette egzersiz yapmasıdır. Bu düzey bir aktivite günlük 840kj (200 kkal) enerji tüketimini sağlar.

Dünya Sağlık Örgütü tarafından da; 18-64 yaş grubu yetişkinler için haftanın 5 (beş) günü en az 30 dakika orta şiddette veya en az 15 dakika şiddetli fiziksel aktivite, 5-17 yaş grubu çocuklar için ise günde en az 60 dakika orta şiddette ve şiddetli fiziksel aktivite önerilmektedir. Bu yaş grubunda kas ve kemiklerin güçlenmesi için şiddetli fiziksel aktivitenin haftada en az 3 kez yapılması gerektiği belirtilmektedir.

Obez kişilerin her gün fiziksel olarak aktif olmaları amaçlanmaktadır. Enerji harcaması kişinin vücut ağırlığı ve aktivite şiddetine göre değişir. Obez bireylerin bu aktiviteleri yavaş yapması önerilir.

Orta şiddetteki fiziksel aktivite örnekleri olarak şunlar sıralanabilir:

45-60 dakika voleybol,
45-60 dakika futbol,
35 dakika hızlı tempolu yürüyüş,
30 dakika bisiklete binme,
20 dakika yüzme, 15 dakika ip atlama gibi sporlar,
veya
45-60 dakika araba yıkama,
45-60 dakika cam veya yer silme,
30-45 dakika bahçe işi,
15 dakika merdiven çıkma.

Çok hareketsiz yaşam tarzı olanlarda ve başlangıçta çok hafif egzersizlerle başlanılmalı, egzersiz şiddeti kişinin uyumuna göre artırılmalıdır.

Adolesanlarda obezitenin önlenmesi ve tedavisi için egzersiz tedavisi bireyin yaşı, cinsiyeti ve mevcut risk faktörlerine göre ayarlanmalıdır. Egzersiz tedavisinde fiziksel aktivitenin artırılması hedeflenmeli, bireyin egzersiz yapmasını engelleyecek problemler ortadan kaldırılarak egzersizin bireyle uyumu sağlanmalıdır. 

Her gün en az 30 dakikalık ve daha fazla aktivite hedeflenmelidir. Yürüyüş, yüzme, bisiklet vb. aerobik karakterli bir veya birden fazla aktivite tipine ilgiyi arttırmak, kas yorgunluğu ve eklemleri korumak amaçlı olarak seçilebilir.

Egzersiz tedavisinin temel ilkeleri aşağıda belirtilmiştir

Egzersizin Türü:
Yürüyüş, günlük yaşam aktivitelerinde artış, düzenli ve programlı yapılabilen tüm kuvvet ve esneklik egzersizleri

Egzersizin Sıklığı:
Her gün veya haftada en az 5 gün

Egzersizin Süresi:
40-60 dk/günde 1 kez veya 20-30 dk/günde 2 kez

Egzersizin Şiddeti:
Hedef kalp atım hızında %50-70 arasında maksimum oksijen tüketimi olacak şekilde düzenlenmelidir
(Hedef kalp hızı, egzersiz süresince kalbin dakikadaki atması gereken sayıdır).

Obez bireylerde, egzersiz programının uygulanmasında dikkat edilmesi gereken en önemli husus, enerji harcamasını artırırken yaralanma riskinin en düşük düzeyde tutulmasıdır.

Önerilen egzersiz programı, bireye özgü olmalı, eğlenceli, uygulanabilir ve bireyin günlük yaşam alışkanlıkları ile uyumlu olmalıdır.




11 Mart 2014 Salı

Obezite Mücadele Hareketi ''Hareket et!!''

Sağlık Bakanlığı Obezite İle Mücadele kampanyasına destek için Türkiye çapında etkinlikler gerçekleştiriyor.
          Bazı illerimizde belirlenen sloganlar şöyle:


 Adana: Giden Kilolar Gelen Sağlık Olsun 
 Adıyaman: Adıyaman Yürüyor, Obezite Ölüyor. 
 Afyon: Galkıve Ayağa Sağlığa Meraba! 
 Amasya: Hadi Yürüyek Herii. 
 Ankara: Yürü Angaralım Yürü. 
 Artvin: Hayde Koşalum Hayde. 
 Aydın: Aydın Gımıldan, Sağlıklı Yarınlara Hazırlan. 
 Bingöl: Kendime Yürerim, Odur Yüreriz. 
 Burdur: Gezenlecez, Zayiflecez ! 
 Diyarbakır: Mardinkapı Şen Olur, Yürüyen Sağlıklı Olur. 
 Edirne: Abe Hareket Edin Be Ya. 
 Elazığ: Gakkoşum Yürüyor, Sağlığını Koruyor. 
 Erzurum: Seğirt Gardaş Seğirt. 
 Hakkâri: Sağlıklı Yaşam İçin Haydin İlk Adımı Atmaya. 
 Isparta: Yiyip Duruz, Azcık Yürüyüverelim Galan. 
 Kars: Ay Balam! Sağlığınız İçin Haydi Harekete Geçin.... 
 Kastamonu: Uzağıdı Yakınıdı Üretme, Cıkgada Yürüyüve 
 Kayseri: Gadasını Aldığım Yörümesi Bedava, Gadasını Aldığım Para Verme Kilo Ver 
 Konya: Haydi Konyalım, Yürümek İlazım. 
 Manisa: Hindi Gımıldanıve. 
 Mardin: Harekette Bereket Var/ Nerde Hareket Orda Bereket. 
 Muş: Özü Özüme Yürürem Öyleyse Sağlıkliyem. 
 Ordu: Az Yürü Daaa... 
 Siirt: Yürüyüş Sıhhattir. 
 Tekirdağ: Yürüyelim Be Ya! 
 Trabzon: Hayde Gidelum Hayde. 
 Şanlıurfa: Babo Ne Otirisan Kalk Sen De Yeri. 
 Yozgat: Sağlığını Masiyosan, Mahana Bulma Yürü 
 Bayburt: Haydiin Baam Yüriyek 
 Şırnak: Şişmanlıktan Korunmak Ve Sağlıklı Yaşamak İçin Yürüyüşe Zaman Ayırın. 
 Ardahan: Adla Balam 
 Kilis: Yürorum, Koşorum, Sağlıklı Yaşorum 


Korunmak İçin Öneriler

1. Boyunuza uygun ağırlığı hedefleyin. Sağlıklı ağırlığa sahip iseniz kilo almaktan kaçının.
2. Yeterli ve dengeli beslenme alışkanlığı edinin.
3. Besinlerden aldığınız enerji ile harcadığınız enerji miktarını dengeleyin.
4. Düzenli beslenin, öğün atlamayın.
5. Kısa sürede hızla kilo verdiren şok diyetler yerine yeterli ve dengeli beslenme 
ilkeleri içeren zayıflama diyetlerini uygulayın. 
6. Yağlı ve şekerli besinleri az ve seyrek tüketin.
7. Besinlerinizi pişirirken kızartma ve kavurma yöntemlerinin yerine haşlama, 
fırında pişirme, buğulama vb. yöntemleri tercih edin.
8. Günde en az 8-10 bardak su için. 
9. Her gün en az 30 dk. fiziksel aktivite yapınız. 



Obezite Nasıl Saptanır?


http://hesaplabakalim.com/vucut-kitle-endeksi-hesaplama

Vücut kitle endeksi, vücut ağırlığınızın boy uzunluğunuzun karesine bölünmesi ile elde edilir. Sonuç olarak elde edilen değer yani beden kitle endeksi aşağıdaki aralıklarda değerlendirilir.
  • 0-18.4: Zayıf
    Boyunuza göre uygun ağırlıkta olmadığınızı, zayıf olduğunuzu gösterir. Zayıflık, bazı hastalıklar için risk oluşturan ve istenmeyen bir durumdur. Boyunuza uygun ağırlığa erişmeniz için yeterli ve dengeli beslenmeli, beslenme alışkanlıklarınızı geliştirmeye özen göstermelisiniz.
  • 18.5-24.9: Normal
    Boyunuza göre uygun ağırlıkta olduğunuzu gösterir. Yeterli ve dengeli beslenerek ve düzenli fiziksel aktivite yaparak bu ağırlığınızı korumaya özen gösteriniz.
  • 25.0-29.9: Fazla Kilolu
    Boyunuza göre vücut ağırlığınızın fazla olduğunu gösterir. Fazla kilolu olma durumu gerekli önlemler alınmadığı takdirde pek çok hastalık için risk faktörü olan obeziteye (şişmanlık) yol açar.
  • 30.0-34.9: Şişman (Obez) - I. Sınıf
    Boyunuza göre vücut ağırlığınızın fazla olduğunu bir başka deyişle şişman olduğunuzun bir göstergesidir. Şişmanlık, kalp-damar hastalıkları, diyabet, hipertansiyon v.b. kronik hastalıklar için risk faktörüdür. Bir sağlık kuruluşuna başvurarak hekim / diyetisyen kontrolünde zayıflayarak normal ağırlığa inmeniz sağlığınız açısından çok önemlidir. Lütfen, sağlık kuruluşuna başvurunuz.
  • 35.0-44.9: Şişman (Obez) - II. Sınıf
    Boyunuza göre vücut ağırlığınızın fazla olduğunu bir başka deyişle şişman olduğunuzun bir göstergesidir. Şişmanlık, kalp-damar hastalıkları, diyabet, hipertansiyon v.b. kronik hastalıklar için risk faktörüdür. Bir sağlık kuruluşuna başvurarak hekim / diyetisyen kontrolünde zayıflayarak normal ağırlığa inmeniz sağlığınız açısından çok önemlidir. Lütfen, sağlık kuruluşuna başvurunuz.
  • 45.0 ve üstü: Aşırı Şişman (Aşırı Obez) - III. Sınıf
    Boyunuza göre vücut ağırlığınızın fazla olduğunu bir başka deyişle şişman olduğunuzun bir göstergesidir. Şişmanlık, kalp-damar hastalıkları, diyabet, hipertansiyon v.b. kronik hastalıklar için risk faktörüdür. Bir sağlık kuruluşuna başvurarak hekim / diyetisyen kontrolünde zayıflayarak normal ağırlığa inmeniz sağlığınız açısından çok önemlidir. Lütfen, sağlık kuruluşuna başvurunuz.

Obezitenin Yol Açtığı Hastalıklar Nelerdir?

  • - Tip 2 diyabet
  • - Koroner arter hastalığı
  • - Hipertansiyon
  • - Kalp yetmezliği
  • - Uyku apnesi
  • - Solunum bozuklukları
  • - Gastroözofageal reflü
  • - Depresyon
  • - Kısırlık
  • - Adet düzensizlikleri
  • - Osteoartrit
  • - Varis
  • - Beyin kanaması ve felç riskinde artış
  • - Safra kesesi taşı
  • - Meme, kalın bağırsak ve prostat kanseri gibi bazı kanserlerde artış
  • - İdrar inkontinansı
  • - Uyku bozuklukları
  • - Doğum zorlukları
  • - Polikistik over sendromu
  • - Aşırı kıllanma
  • - Toplumsal uyumsuzluk
  • - Metabolik sendrom
  • - İnsulin direnci
  • - Kolesterol ve lipid yüksekliği

Obezitenin Nedenleri

Şişmanlıkta en büyük neden fazla yemek yemedir. Ben hareket ediyorum nasıl olsa yiyebilirim gibi bir düşünce çok yanlıştır. Bir müddet sonra kilo alımı başlar. Çünkü kişi yaptığı işin ne kadar enerji kaybettirdiğini bilmemektedir.
Şişmanlık, hareketsiz bir yaşam tarzından da kaynaklanmaktadır. Örneğin, devlet dairelerinde oturarak çalışan kişilerin, ağır ve yorucu bir işte çalışanlara göre kilolu olma ihtimali daha fazladır. Çünkü hareket eden de etmeyen de aynı miktarda besin almaktadır. Bu nedenle vücut dengesi bozulur. Televizyon karşısında saatlerce oturup abur cubur tarzı yiyecekleri yiyen kişilerin obez olma ihtimali daha fazladır.
Psikolojik sorunlar, çok fazla yemek yemeye sebep olabilir. Anne ve baba arasındaki sorunlar veya ruhsal çöküntü içinde olanların yemek yeme isteği artabilir. Şişmanlık ve psikolojik etmenler arasında bir bağlantı olduğu kabul edilir.
Kalıtsal (genetik) faktörlerin de şişmanlıkta önemli rol oynadığı gösterilmiştir. Yapılan araştırmalara göre anne ya da babası şişman olan çocuğun da şişman olma ihtimali yüzde 50′ dir. Buna karşın ailesinde bu sorunu olmayan kişilerin çocuklarının, obez olması yüzde 8′lik bir ihtimaldir. Eğer hem anne hem baba şişmansa çocukta görülme ihtimali yüzde 80 gibi çok yüksek bir düzeydedir. Bu kalıtsal değişikliklerin yanında, ailenin beslenme şekli de şişmanlıkta rol oynamaktadır.
Toplumda az görülmekle birlikte, hormonal ve metabolik bozukluk da şişmanlığa sebep olmaktadır. Kişinin metabolizması yavaşladığı için yediği yiyeceklerin bir kısmını depolar. Bunu depolarken yağ şekline çevirerek yapar. Bu da obezliğe sebep olur.
Son yıllarda obezliğin artmasında önemli bir neden gelişen teknoloji ve endüstriyle birlikte fiziksel güç gerektirecek işlerin azalması ve makineleşmeye doğru giden iş gücüdür. Yaşam tarzı pasifleşmeye başlamıştır.

Obezitede Ürküten Tablo


Yetişkinlerde:

Ülkemizde de diğer dünya ülkelerinde olduğu gibi obezite görülme sıklığı gün geçtikçe artmaktadır.

Türkiye Beslenme ve Sağlık Araştırması-2010 ön çalışma raporuna göre ;
Türkiye’de obezite sıklığı
  • Erkeklerde %20,5
  • Kadınlarda ise % 41,0
  • Toplamda % 30,3
olarak bulunmuştur.
Toplamda fazla kilolu olanlar %34,6, fazla kilolu ve şişman olanlar %64,9, çok şişman olanların oranı %2,9 olarak 
bulunmuştur.
Bölgesel dağılımlar göz önüne alındığında obezite sıklığı;
NUTS1 Bölgesi
İstanbul33,0
Batı Marmara30,7
Doğu Marmara30,6
Ege28,0
Akdeniz30,1
Batı Anadolu33,0
Orta Anadolu32,9
Batı Karadeniz31,3
Doğu Karadeniz33,1
Kuzeydoğu Anadolu23,5
Ortadoğu Anadolu20,5
Güneydoğu Anadolu22,9

Çocuklarda ve Adölesanlarda:

 “Türkiye Beslenme ve Sağlık Araştırması-2010” ön çalışma raporuna göre Türkiye’de
  • 0-5 yaşta obezite sıklığı % 8,5 (erkek %10,1, kız %6,8)
  • 6-18 yaşta obezite sıklığı % 8,2 (erkek %9,1, kız %7,3)
olarak bulunmuştur.
0-5 yaşta fazla kilolu olanlar %17,9, fazla kilolu ve şişman olanlar %26,4 olarak bulunmuştur.
6-18 yaşta fazla kilolu olanlar %14,3, fazla kilolu ve şişman olanlar %22,5 olarak bulunmuştur.
“Türkiye’de Okul Çağı Çocuklarında Büyümenin İzlenmesi Projesi”Araştırma Raporuna (2009) göre 
Türkiye’de fazla kilolu ve şişman oranları ;
YaşFazla KiloluŞişmanFazla kilolu + şişman
612,45,517,9
715,35,821,1
814,46,120,5
914,17,721,8
1014,56,921,4
Toplam14,36,520,8
olarak bulunmuştur.

OBEZİTE NEDİR

ŞİŞMANLIK (OBEZİTE)

Obezite günümüzde gelişmiş ve gelişmekte olan ülkelerin en önemli sağlık sorunları arasında yer almaktadır. Obezite genel olarak bedenin yağ kütlesinin yağsız kütleye oranının aşırı artması sonucu boy uzunluğuna göre vücut ağırlığının arzu edilen düzeyin üstüne çıkmasıdır.

Bilindiği üzere beslenme; anne karnında başlayarak yaşamın sonlandığı ana kadar devam eden yaşamın vazgeçilmez bir ihtiyacıdır
İnsanın büyümesi, gelişmesi, sağlıklı ve üretken olarak uzun süre yaşaması için gerekli olan besin ögelerini yeterli ve dengeli miktarda alıp vücutta kullanabilmesidir.
Karın doyurmak, açlığı bastırmak, canının çektiği şeyleri yemek veya içmek değildir.
Günlük yaşamda bireylerin (gebe, emzikli, bebek, okul çocuğu, genç, yaşlı, işçi, sporcu, kalp-damar, şeker, yüksek tansiyon hastalığı, solunum yolu bozuklukları vb.) yaşa, cinsiyete, yaptığı işe, genetik ve fizyolojik özelliklerine ve hastalık durumuna göre değişen günlük enerjiye ihtiyacı vardır.
Sağlıklı bir yaşam sürdürmek için, alınan enerji ile harcanan enerjinin dengede tutulması gerekmektedir.
Yetişkin erkeklerde vücut ağırlığının %15-18'i, kadınlarda ise %20-25'ini yağ dokusu oluşturmaktadır. Bu oranın erkeklerde %25, kadınlarda ise %30'un üstüne çıkması obeziteyi oluşturmaktadır.
Günlük alınan enerjinin harcanan enerjiden fazla olması durumunda, harcanamayan enerji vücutta yağ olarak depolanmakta ve obezite oluşumuna neden olmaktadır.
Buna paralel olarak, günümüz teknolojisindeki gelişmeler, yaşamı kolaylaştırmakla birlikte, günlük hareketleri önemli ölçüde sınırlamıştır.
Anlaşılacağı üzere obezite; besinlerle alınan enerjinin (kalori) harcanan enerjiden fazla olması ve fazla enerjinin vücutta yağ olarak depolanması (%20 veya daha fazla) sonucu ortaya çıkan, yaşam kalitesini ve süresini olumsuz yönde etkileyen bir hastalık olarak kabul edilmektedir.